DR. ÖĞR. ÜYESİ HİLAL KEKLİCEK'İN COVİD-19 FİZİKSEL AKTİVİTE VE BAĞIŞIKLIK HAKKINDAKİ BASIN AÇIKLAMASI

   Fakültemiz Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, Nörolojik Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hilal KEKLİCEK, Covid-19, Fiziksel Aktivite ve Bağışıklık konusunda Anadolu Ajansına basın açıklaması yaptı. 
   Öğretim üyemiz basın açıklamasında şu bilgilere yer verdi.
   COVID-19 un dünya çapında çok yönlü yıkıcı etkileri olmuştur. Şüphesiz en önemlisi can kayıplarının yaşanmasıdır. COVID-19 salgını insanlığa yeniden, sağlığı korumanın önemini hatırlatmıştır. Yaşamın koşturmacası içinde göz ardı edilen sağlığı koruma uygulamalarının önemini bugün kü tabloda çok daha iyi anlamaktayız Geçmişte MERS, SARS, günümüzde ise COVID-19 gibi salgınlarla yüzleşen insanlık gelecekte de başka salgınlarla mücadele etmek durumunda kalacaktır .Bunun yanı sıra her ne kadar pandemik önlemler gerektirmese de grip gibi yaşamaya alıştığımız hastalıklarda zaman içinde önemli sayıda can kayıplarına neden olmaktadırlar. Bu nedenle; Dünya Sağlık Örgütü’nün hep ama özellikle de COVID-19 dan sonra hususi olarak vurguladığı bir konu vardır: “Koruyucu sağlık uygulamaları”dır ve “Düzenli Fiziksel Aktivite” koruyucu sağlık uygulamalarının başında gelen yöntemlerden biridir. Fiziksel olarak aktif olup sağlığını korumak için gereken özeni gösteren kişilerin daha güçlü bağışıklık sistemine sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlamıştır. Fiziksel İnaktivite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yıllar önce ve halen pandemi olarak ilan edilmiştir. Çünkü fiziksel inaktiviteye bağlı hastalıklardan ölümler dünyada ölüm nedenleri sıralamasında ilk 5’in içerisindedir. Bireylerin COVID-19 ve diğer salgın ya da kronik hastalıkların etkilerinden korunmak için fiziksel aktivite seviyesini yaşlarına uygun olarak yükseltmeleri gerekmektedir. Koruyucu fizyoterapi uygulamalarının başında; fiziksel uygunluğu ve fiziksel aktivite seviyesini arttıracak egzersiz eğitimleri gelmektedir. Louisville Üniversitesinin yakın tarihli bir araştırmasına göre, bir kişinin sağlığı korumak için 10 kez fizyoterapiste danışmasının ortalama maliyeti 1000 dolar civarında iken, koruyucu fizyoterapiyi göz ardı edildiğinde yapılan diğer uygulamaların (görüntüleme hizmetleri, enjeksiyonlar, ilaçlar, tıbbi diğer tedavilerle vs.) ortalama maliyetinin 40 bin dolar civarında olduğu bildirilmiştir. Bireysel bazda hesaplanan bu maliyetin kümülatif etkisi ise topluma ve devletlere maliyeti göz ardı edilemeyecek miktarlardadır. Finansal sonuçların yanında; bireyin katlanacağı fiziksel, psikolojik,sosyal maliyetler ve kaynak verimliliğinin azlamasıyla etkin olmayan hizmet sunumu bu sürecin diğer sonuçlarıdır. Bu nedenle “Get PTFirst (önce fizyoterapi alın)” isimli bir kampanya dünya genelinde yaygınlaşmaktadır.
   COVID-19 pandemi yönetimi kapsamında alınan karantina önlemleri sonucunda bireylerin yaşam alanları çoğunlukla evleriyle kısıtlanmıştır. Bu bağlamda Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu,  Türkiye Fizyoterapistler Derneği gibi bu konu ile ilgili diğer profesyonel kuruluşların karantina süresince yapılabileceklerle ilgili yayınlanmış rehberleri bulunmaktadır.
   Peki neler yapabiliriz? Bireyler, evin ebatlarından bağımsız olarak birçok şekilde kendilerini aktif tutabilirler. Örneğin; çocukları varsa 10 kadar etkileşimli oyun oynayarak, hem çocukları ile keyifli zaman geçirebilir hem de fiziksel aktivite yapabilirler. Ebeveynler çocuklarıyla; renk kapmaca, yerden yüksek, deve-cüce, fışfış kayıkçı,  yumurta taşıma, sessiz sinema, yüzme taklidi vb. gibi hem makul efor gerektiren hem de tüm kasları çalıştırıp denge aktivitelerini  içeren oyunlar oynayabilirler. Aynı zamanda suya pipetle üfleyerek baloncuk çıkarma yarışması,  pipet ucunda peçete parçaları taşıma, uzaktan mum söndürme, gibi nefes oyunları da oynayabilirler. Saat başı odaları gezme, varsa merdivenleri inip çıkma, ayakta dururken duvarda işaretledikleri en yüksek noktaya saat başı birkaç tekrarla uzanma, yine saat başı sırt desteği olmayan bir tabureye, bacakları bitişik ve dik bir şekilde oturmaya çalışma ve bunu 1-2 dakika sürdürme gibi hareketler yapabilirler. Eğer adımsayarları varsa hergün bir önceki günden daha fazla adım atmaya çalışabilirler. Eğer sokağa çıkma yasakları bulunmuyorsa  gerekli önlemleri alarak, günde 1 kez evlerinin etrafında yürüyüş yapabilirler. Varsa olanakları, görüntü algılayan konsollarla oynayabilirler. Bunun gibi birçok yapılabilecek aktivite bulunmaktadır. Bu öneriler, herhangi bir belirti veya tanı konmadan karantina kapsamında evinde istirahat eden kişiler için tasarlanmıştır. Solunum yolu hastalığı veya herhangi bir sağlık sorunu olanlar kendi koşullarına özel tıbbi rehberlik hizmeti almalıdır. Salgın sonrasında unutulmaması gereken şey ise “bağışıklığımızı doğal yollarla nasıl güçlendirebileceğimiz” konusudur. Tavsiyemiz, hayat normalleşmeye başladığı andan itibaren herhangibir sağlık sorunu olmayan kişilerin, bebekler için bile, mutlaka bir alana uzman bir fizyoterapiste doğrudan danışıp koruyucu sağlık eğitim programlarını ve kendilerine uygun fziksel aktivite programlarını almalarıdır. Hastalığı olan kişiler ise kendilerini takip eden branş hekiminin uygun görmesi halinde yine fizyoterapistlere ulaşıp fiziksel aktivite önerilerini alabilirler. Sağlığı koruyup bağışıklık sistemimizi COVID-19 gibi salgınlara ve diğer bütün hastalıklara karşı hazırlıklı hale getirmek için bilinçli ve uzman takibinde fiziksel aktivite şarttır. Bugünü unutmamalı ve geleceğe azami çaba ile hazırlanmalıyız. Unutmayalım ki sağlığı korumak hastalığı yenmeye çalışmaktan daha keyiflidir ve daha az maliyetlidir.
Bu içerik 20.05.2020 tarihinde yayınlandı ve toplam 199 kez okundu.